Ligimizin 16. Haftasında yani normal ligin son haftasının tek maçında BASTONVİLLA-MAÇKOLİK BİLBAO karşı karşıya geldi. Haftanın tek karşılaşması olan bu maç öncesi FATİH- EROL , BUĞRA-MESUT atışmaları yaşanmış her iki tarafta birbirine ağıza alınmayacak hakaretler edip, tehditler savurmuştu. Fatih ve yan sanayisi ama orjinalini   aratmayan Mesut, Erol ve yalağım diye sevdiği sağkolu Buğra karşısında bir kez daha haklı çıkmanın gururunu yaşamış oldular.

     Play-off için mücadele eden iki ekibin şampiyonlar Ligi’nde yer alması için bu maçı kazanması gerekiyordu. Maçtan önce basın açıklaması yapan takım kaptanları

      ”Fatih: İlk yarıda söyledim ikinci yarıda da söylüyorum biz kazanacağız… Baston Villayı tarihten sileceğiz… ilk yarı olacaktı ama bazı transferler ve gelişmeler onları tarihten silmemize engel oldu… Oyuncularımla  görüştüm, gün bugün ve bunları tarihten silme zamanı geldi… Erol Koç denen efsanenin tarihe gömülme günü bugün olarak belirlenmiş oldu… Kazanmak için ne gerekiyorsa yapacağız ve küçük kaptan Mesut da yani CORCİMEL’de benimle aynı fikirde. O Buğra ile yüzleşecek Corcimel  ile beraber  bu maçı kazanıp Erol ve onun yaveri Buğra’ya acı suyumuzdan tattıracağız.” dedi.

    Daha sonra mikrofonların karşısına geçen Erol Koç: ”Tek bir şey söyleyeceğim kazanmaktan başka  şansımız yok. Bu maçı ölüm kalım maçı olarak görüyorum ve daha önce de söylemiştim Fatihler ile bizim maçımız play-off maçı olur biz o zamana kadar kazanır Fatihler de kaybeder bunu 10 puan gerideyken söyledim ve bugün dediklerim aynen gerçekleşti ve biz Maçkolik’ten  sadece 1  puan gerideyiz. Fatih’leri yenip 2 puan ileri geçeceğiz ve Play-Off da yer alarak daha önce yendiğimiz Amisos, berabere kaldığımız Anka ve üvey takımım Diriliş  ile tekrar karşılaşmak istiyoruz. Fatih’e gelince tarih sahnesinden silinme  hayallerini unutsun. Erollar bitmez, Erollar ölmez bunu bilsin.. Biz her zaman oluruz bu maçı yeneriz veya yeniliriz farketmez, biz yine de var oluruz, bi bahane bulurum ben kendime. O zannediyor ki bir maçta Erolu yerin dibine gömerim, tarihten silerim, öyle bir maçta tarih olsaydım adım Erol değil Fatih olurdu. Tabii onlar yenemeyecek bu sefer, orası kesin ve aklımın ucundan yenileyeceğiz diye zerre kadar bir şüphe geçmiyor kesinlikle yeneceğiz Fatih’e de dedim beni bilen bilir burada herkese söylüyorum Fatih’i ve çakma yaveri Mesut’u yaracağım yaracağım yaracağız ve biz burada tarih yazacağız.” dedi

       Maça kalede Nafiz defansta Ercan Sinan ve Fatih üçlüsü orta sahada Mesut ve Ömer  forvette Uğur kadrosu ile çıkan Maçkoliğe karşı Baston Villa ise kalede Adem defansta Buğra Burak Yasin üçlüsü orta sahada Emir ve Eren forvette Hasan taktiğiyle çıktı bu kritik maçı Halil İbrahim ve Bahtiyar hakem ikilisi yönetti(Dostluk Liginde İlk).

     Maça oldukça etkili başlayan Maçkolik Bilbao kazanmayı  daha çok isteyen taraf olduğunu gösterdi ve emeğinin karşılığını İlk yarıda bulduğu gollerle 4-0 önünde kapatarak aldı. 2. Yarıya da kaldığı yerden devam eden Maçkolik Bilbao Mesut ve Uğur’un muhteşem oyununa Ercan da eşlik edince Maçkolik Bilbao ardarda goller bulup skoru bir anda 7-2’ye getirdi. Daha sonra maçı vermemek için Baston defansından ileriye çıkan Buğra hücum hattında önemli işlere imza atarak skoru bir anda  8-6 kadar getirmeyi başardı. Maçın hakkını veren genç yıldızlar Buğra ve Mesut’un beşer gol atıp yıldızlaştığı play-off mücadelesinde Maçkolik Bilbao rakibini 9-7 yenmeyi başardı.

       Oyuna girdikten sonra ortasahadan muhteşem bir gol atan Sadık (bu da bir ilk) ve Eren’in etkili oyununun yanında takımı adına 5 gol atan Buğra takımının en iyisiydi. Maçkolik cephesi’nde Uğur ve Ercan’ın de etkili oyunlarına Sinan da ayak uydurdu ve maçın adamı olarak 5 gol atmayı başaran Mesut’u seçiyorum… Her iki hakemi de (biri ben 🙂 özellikle de H.İbrahim’i bu kritik ve tansiyonu yüksek maçta başarılı yönetiminden dolayı maçın önüne geçmediği  ve hiç bir takımın kaderiyle oynamadığı için tebrik ediyorum.

     Maçtan sonra; sabahlara kadar eğlenip oynayan ve şarapları yudumlayan Fatih-Mesut cephesinde işlerin yolunda gittiği, takımda bayram havasının estiği, erken düğün kutlamalarına başlandığı ancak Erol-Buğra cephesinde tam tersi durumun hakim olduğu ikilinin sabahlara kadar uyuyamadıkları, dertten ve kederden sigara ve alkole  başladıkları Erol’un dönem dönem nöbetler halinde sinir krizi geçirip Buğra’yı tartakladığı ve Buğra’ya şiddet uyguladığı çocuğu ağlama duvarı gibi kullandığı haberleri yayınlandı günlerce. Çaresiz kalan Buğracan’ın günlerce ağladığı, ızdırap çektiği, şiddete maruz kaldığı, acılarına son vermek için kendisine çıkış yolu aradığı ve tamda umudunu yitirmişken karşısına uzun boylu, karizmatik, yeşil parkalı, manken gibi karizmatik  hemde arabası olan BUĞRACAN’IN SUÇU NE DİYE HAYKIRAN ismini sır gibi saklayan G.T.(29) isimli genç petrol zengini iş adamının takımına davet ettiği, Buğranın teklifi hiç düşünmeden kabul ettiği ve Erol’la olan müzakeresine son verdiği ve ”SEN ALLAHIN BİR LUTFUSUN” şarkısını tekrar tekrar dinlediği,

  Mesut’un ise gelecek sezonla ilgili kaptanı Fatih’in beynindeki sorularına bekle-gör taktiği uyguladığı, sabırla ve babacan bir tavırla kaptanına yaklaştığı, zaman zaman gittiği, zaman zaman geldiği ama hep eğlendiği ve şüpheye mahal dahi vermediği ve ” bi daha… bi daha… bi daha.. TÖVBE.. TÖVBEEE. TÖVVVBEEEE..” şarkısını dinlediği,

haberleri basında sıkça yer aldı.

  Bu mükemmel karşılaşmayı bize izlettikleri için her iki takım oyuncularına da teşekkür eder Maçkolik takımına şampiyonlar Ligi’nde başarılar dilerim. Aşağıdaki maç öncesi çekilmiş olan ve adeta  maçın özeti niteliğinde olan videoyu izlemeyi unutmayınız…

EDİTÖR : bhTyRknC*

3 yorum “TAHT VE ZİRVE SAVAŞLARI…..

  1. Komite olarak şu ana kadar muhteşem bir organizasyona imza atıyoruz, tüm Komite üyelerini emeğinden dolayı tebrik ederim, ayrıca takım kaptanlarına anlayışından dolayı ayrıca teşekkür ederim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir